KONU ANLATIMI TARİH

KURTULUŞ SAVAŞI HAZIRLIK DÖNEMİ

KURTULUŞ SAVAŞI HAZIRLIK DÖNEMİ

Bu yazımızda Kurtuluş Savaşı Hazırlık Dönemi konu anlatımı hazırladık.Kurtuluş Savaşı Hazırlık Dönemi konusundan KPSS’de her yıl 4 soru gelmektedir. Kurtuluş Savaşı Hazırlık Dönemi doğru yanlış soruları ve test sorularını da çözmenizi tavsiye ederiz.

1.Mustafa Kemal’in İstanbul’daki Çalışmaları

  • Ahmet İzzet Paşa Hükümeti’nde Harbiye Nazırlığına aday olmuş, ancak gerçekleşmemiştir.
  • Fethi Bey ile Minber gazetesini çıkarmıştır.
  • İtilaf Devleti’nin temsilcileri ile görüşerek gerçek niyetlerini ortaya koymaya çalıştı. İstanbul Hükümetindeki temsilcilerle de görüşmeler yaparak işgallere göz yumulmaması gerektiğini belirtse de amacına ulaşamadı.
  • İngilizler Karadeniz ve Doğu Anadolu’daki etnik çatışmaların durdurulmasını aksi hâlde kendilerinin bu bölgelere müdahale edeceklerini İstanbul Hükümetine bildirdiler. Bunun üzerine hükümet Samsun yöresinde durumu inceleyip gereken Önlemleri alma ihtiyacı duymuş ve bölgeye güvenilir birisini göndermeye karar vermiştir.
  • İstanbul’daki bazı politikacılar Mustafa Kemal’in İstanbul’dan uzaklaştırılmasında fayda görmekte idiler.Sonuç olarak padişahın da onayını alan İstanbul Hükümeti Karadeniz Bölgesindeki karışıklıkları önlemek için Mustafa Kemal’i görevlendirmişlerdir.

2.Mustafa Kemal’in 19 Mayıs 1919’da Samsuna Çıkışı ve Çalışmaları

Mustafa Kemal’e Verilen Resmi Görevler

  • Karadeniz Bölgesinde asayişi sağlamak
  • Türk direniş cemiyetlerinin faaliyetlerine son vermek
  • Dağıtılmamış orduları dağıtmak
  • Halkın elindeki silah ve cephaneyi toplamak.

Mustafa Kemal’in Kendi Düşüncesi

  • Anadolu’da başlayan bölgesel direniş mücadelesini bir araya toplamak.
  • Topyekün Kurtuluş Savaşı’nı başlatmak
  • Ulusal egemenliğe dayalı tam bağımsız bir devlet haline gelmek.

DİKKAT !!! Mustafa Kemal’in bu göreve getirilmesinde; askeri başarıları, ittihatçı olmaması, Vahdettin’le daha önceden tanışıyor olması ve Damat Ferit Hükümeti’nin Mustafa Kemal’i İstanbul’dan uzaklaştırma düşüncesi gibi unsurlar etkili olmuştur.

Mustafa Kemal’e Verilen Yetki

IX.Ordu Müfettişi olarak hem askeri hem de idari makamlara emir verebilecekti.IX.Ordu Müfettişliğinin merkezi Erzurum’du.

DİKKAT !!!

Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışı ile birlikte Türk Kurtuluş Savaş başlamıştır.

Mustafa Kemal’in 1927’de okuduğu Nutuk adli eserinin giriş cümlesi ‘1919 yılının Mayıs ayının 19. günü Samsun’a çıktım.”dır.

Mustafa Kemal’in doğum tarihi net olarak bilinmemekle birlikte kendisi resmi kayıtlara doğum tarihinin 19 Mayıs olarak geçmesini istemiştir.

Türk Kurtuluş Savaşı’nın Evreleri

• Hazırlık Dönemi

a. Halkın biliçlendirilmesi — Genelgeler

b.Örgütlenme – Kongreler ve TBMM’nin açılması

• Savaş Dönemi

a. Yıpratma Savaşları – Kuvayı Milliye düzeyindeki savaşlar

b. Savunma Savaşları — l. İnönü, II. İnönü, Kütahya-Eskişehir ve Sakarya Meydan Savaşı

c.Taarruz Savaşı – Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi

• Barış Dönemi

a.Mudanya Mütarekesi

b.Lozan Antlaşması

3. Samsun Raporu (22 Mayıs 1919)

IX.Ordu Müfettişi olarak Mustafa Kemal 19 arkadaşı ile birlikte Samsun’a çıktığında şehirde İngiliz güçleri vardı. Mustafa Kemal burada bölgedeki durumu değerIendiren bir rapor hazırlayıp İstanbul’a gönderdi.

Bu raporda;

  • İzmir’in işgali ordu ve milleti yaralamıştır.
  • İngilizler Samsun ve civarına haksız yere asker çıkarmışlardır.
  • Karadeniz’deki olayları çıkaranlar Türk ahali değil, Pontusçu Rumlardır.ifadeleri yer almıştır.

Havza Genelgesi (28 Mayıs 1919)

  • Mustafa Kemal burada bir genelge hazırlayarak bütün askerî-sivil makamlara ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerine bu genelgeyi gönderdi.

Madde: İstanbul Hükümeti ve işgalci güçlerin temsilciliklerine telgraflar çekilerek işgaller protesto edilmelidir.

Madde: İzmir’in işgali ve arkasından gelişen işgaller milletimizi üzmüştür.Yurt bütünlüğünün korunması için büyük ve heyecanlı mitingler düzenlenmelidir.

Madde: Mitingler ve gösteriler esnasında Hristiyan halka bir saldırı olmamasına, düzenin korunmasına dikkat edilmelidir.

DİKKAT !!!
Havza Genelgesi Ulusal Mücadele’nin ilk genelgesidir. Mustafa Kemal bu genelge ile halkın, işgallere gösterdiği tepkileri artırmayı, ulusal bilinci uyandırmayı amaçlıyordu.

Genelgenin yayınlandığı dönemde yapılan mitingler bu genelgenin amacına ulaştığına kanıttır.

Bu durumda da azınlıklara kötü davranılmamasını isteyerek olumsuz propagandaları engellemeye çalışıyordu.

Havza Genelgesi’nin yayımlanması ile Mustafa Kemal kendisine verilen görevin dışına çıkmıştı. İtilaf Devletleri’nin baskısı ile İstanbul Hükümeti Mustafa Kemal’i İstanbul’a çeri çağırdı, Mustafa Kemal emre uymayarak oyalayıcı telgraflarla durumu idare etmiştir. Kendisi Havza’dan sonra Amasya’ya geçecektir.

5. Amasya Genelgesi (Tamimi) (22 Haziran 1919)

Yayınlanma amacı

Halkı ülkenin içinde bulunduğu durum ile ilgili bilinçlendirmek ve yapılacak olan mücadelenin amaç, gerekçe ve yöntemini belirleyerek mücadeleyi halka maletmektir.

Genelgede Mustafa Kemal’den başka 5 önemli komutanın da imzası ve onayı vardır. Bu komutanlar

  • Ali Fuat Paşa
  • Rauf Bey
  • Refet Bey
  • Kazım Karabekir (Telgrafla onaylamıştır.)
  • Cemal Paşa (Telgrafla onaylamıştır.)

Genelgenin bu şekilde çok imzalı yayınlanmasında iki amaç vardır. Birincisi mücadeleyi kişisel olmaktan çıkarmak, ikincisi ise genelgenin halk üzerindeki etkinliğini artırmaktı.

Kurtuluş Savaşımızın adeta yol haritası niteliğinde olan bu önemli genelgenin maddeleri şunlardır:

Madde

Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir. (Milli Mücadelenin ana gerekçesi)

Yorum; Bu maddede, ülkenin içinde bulunduğu durumu açıklamıştır. Ulusal Mücadele’nin gerekçesi belirtilmiştir. Türk milletine bir çağrı yapıldığının göstergesidir.

Madde

İstanbul Hükûmeti, üzerine aldığı sorumlulukların gereğini yerine getirememektedir. (Gerekçe)

Yorum : İlk kez İstanbul Hükümeti’ne karşı güvensizlik belirtilmiştir.

Madde

Milletin bağımsızlığını, yine milletin azmi ve kararı kurtaracaktır.

Yorum: Kurtuluş mücadelesinin amaç ve yöntemi bu maddede belirlenmiştir (Milletin bağımsızlığı: amaç, milletin kararı: yöntem).

“Milletin kararı kurtaracaktır” ifadesi, ilk kez ulusal egemenlikten bahsedildiğini gösterir. Böylece üstü kapalı olarak ileride kurulacak cumhuriyet rejimine işaret edilmiştir.

Madde

Milletin içinde bulunduğu kötü durumdan kurtaracak ve haklarını koruyacak her türlü etki ve denetimden uzak ulusal bir kurulun varlığı gereklidir.

Yorum: Kurtuluş Mücadelesinin teşkilatlanması ve halkı temsil edecek bağımsız bir kurulun oluşturulması gerektiği ortaya konulmuştur.

Bu doğrultuda Erzurum Kongresi’nde oluşturulacak, Sivas Kongresi’nde genişletilecek Temsilciler Kuruluna işaret edilmiştir.

Madde

Anadolu’nun her bakımdan en emniyetli yeri olan temsilcileri Sivas’ta acele bir kongre toplanmalıdır.Bunun için her ilden, halkın güvenini kazanmış 3 temsilci seçilerek derhal yola çıkmalıdır.

Yorum: Bölgesel direnişlerin bir merkezde toplanması, yeni teşkilatlar kurarak ulusal örgütlerin tamamlanması amaçlanmıştır.

Madde

Hiçbir suretle askerî ve sivil teşkilatlar dağıtılmayacak, yönetimleri başkalarına devredilmeyecektir.

Yorum: Mondros Ateşkesi hükümlerine karşı çıkılmış, ortaya çıkabilecek silahlı mücadelenin askeri kaynakları korunmaya çalışılmıştır.

Madde

Sivas Kongresi’ne katılacak temsilciler Müdafaa-i Hukuk, Reddi İlhak ve belediyeler tarafından seçilecektir.

Yorum: Kongreye katılacak temsilcilerin ulusal mücadele yanlısı kişiler olması istenmiştir.

Madde

Her ihtimale karşı bu mesele millî bir sır olarak saklanmalı ve temsilcilerin lüzumu görülen yerlerde, seyahatlerini kendilerini tanıtmadan yapmaları gereklidir.

Yorum; Genelgede alınan kararların ve Sivas Kongresi’nin toplanmasının engellenebileceği belirtilmiştir. Bu açıdan herkesin tedbirli davranması istenmiştir.

Madde

Doğu illeri adına, 10 Temmuz 1919’da Erzurum’da bir kongre toplanacaktır. O güne kadar diğer illerin temsilcileri de Sivas’a gelebilirse Erzurum Kongresi’nin üyeleri, Sivas Kongresi’ne katılabilmek üzere hareket edebileceklerdir.

Yorum : Erzurum’da bir kongre yapılacağı yeniden hatırlatılmıştır.

Amasya Genelgesi’nin Önemi

  • Genelge bir durum tespiti yapmıştır.
  • Kurtuluş Savaşı’nın amaç, gerekçe ve yöntemleri belirlenmiştir.
  • Siyasi, hukuki ve askerî bir direnişin başlayacağı ve tüm girişimlerin demokratik usullere uygun olacağı belirtilmiştir.
  • Ulusal bağımsızlık ve ulusal egemenlik mücadelesini birlikte başlatmıştır.
  • Havza’da uyandırılan ulusal bilinci harekete geçirme çabası gösterilmiştir.

DİKKAT!!!

Amasya Genelgesinde;

-İlk kez ulusal bir kuruldan,

-İlk kez ulusal egemenlikten,

-Sivas Kongresi’nin toplanma kararları alınmıştır.

Genelge sonrasında Mustafa Kemal “Artık İstanbul Anadolu’ya hakim değil bağlı olmak zorundadır.” demiştir.

6. Amasya Genelgesi’ne Karşı Oluşan Tepkiler ve Mustafa Kemal’in istifası

  • Amasya Genelgesi yayımlandıktan hemen sonra uygulamaya kondu. Genelge yurdun her tarafında yeni bir heyecan oluşturmuştu. Mustafa Kemal de bu genelgeyi yayımlamakla İstanbul Hükûmetinin verdiği resmi görevin tamamen dışına çıkmıştı.
  • İstanbul Hükûmeti (Damat Ferit), İtilaf Devletleri’nin de tepkisi ile Mustafa Kemal’i İstanbul’a geri çağırmış, isterse de izne ayrılabileceğini bildirmiştir. Ayrıca genelge yasa dışı ilan edilerek uygulayanların cezalandırılacağı belirtilmiştir.
  • Mustafa Kemal, İstanbul Hükûmeti’nin bu emirlerine uymadığı için müfettişlik görevinden alınmış ve hakkında tutuklama kararı çıkartılmıştır.
  • Bunun üzerine Mustafa Kemal, Erzurum’a geldiğinde 7/8 Temmuz 1919 günü hem resmi görevinden hem de askerlikten ayrıldığını bildirmiştir. (Sine-i millete bir ferdi mücahid olarak geri dönmüştür.)DİKKAT !!! Amasya Genelgesinden sonra resmî hiçbir rütbe ya da görevi olmayan Mustafa Kemal, Sakarya Savaşı’na kadar yapacağı girişimleri, sivil bir kişi olarak yürütmeye çalışacaktır.

DİKKAT !!! Mustafa Kemal’in askerlik görevinden istifa etmesinin sonra Erzurum’da bulunan 15.Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa Mustafa Kemal’e bağlılığını bildirmiştir.

7. Erzurum Kongresi (23 Temmuz-7 Ağustos 1919)

Amasya Genelgesi’nden sonra artık genelgeler-bildiriler dönemi kapanmıştı. Artık halk temsilcileri ile kongrelerin toplanması ve kararların tartışılarak alınması, sonra da uygulanması gerekiyordu.

Amasya Genelgesi’nde Erzurum Kongresi’nin toplanma tarihi Temmuz olarak belirtilmişti. Ancak delegelerin yetişememesi üzerine Kongre 23 Temmuz’da toplanabilmiştir.

DİKKAT!!!
Mustafa Kemal ile Rauf Bey’in delege olabilmeleri için Cevat Dursunoğlu ve Kazım Yurdalan istifa etmiştir.

Erzurum Kongresi’ni Toplayanlar

Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk, Trabzon Muhafaza-i Hukuk Cemiyetleri ve Kars İslam Şûrası

Kongrenin Toplanma Şekli

Bölgeseldir. Çünkü tüm yurttan değil, belirli bölgelerin temsilcileri vardır.

DİKKAT !!! Erzurum Kongresi’ne Bitlis,Erzurum, Sivas, Trabzon ve Van’dan delegeler katılmıştır.

NOT : Kongrede alınan kararlar ulusaldır.

Erzurum Kongresin’de Alınan Kararlar

Madde: Milli sınırlar içerisinde bulunan vatan bir bütündür, parçalanamaz.

Yorum: İlk kez milli sınırlardan bahsedilmiştir. Yurdun her bölgesinin bir bütünlük oluşturduğu ve bundan da taviz verilmeyeceği ifade edilmiştir.

DİKKAT !!! Bu karar ileride alınacak Misakı Milli kararlarına temel teşkil edecektir.

Her türlü işgale ve müdahaleye karşı Osmanlı Hükûmeti iş yapamayacak duruma gelirse millet topyekûn kendisini savunacak ve direnecektir.

Yorum: Bölgesel mücadelelerin birleştirilerek hareket edileceği vurgulanmıştır.

Madde: Osmanlı Hükûmeti milletin bağımsızlığını koruyamadığı takdirde, millî hedefe ulaşmak için geçici bir hükûmet kurulacak ve bu hükûmet millî kongre tarafından seçilecektir. Eğer kongre toplantıda değilse bunu Temsilciler Heyeti yapacaktır.

Yorum: İlk kez İstanbul Hükûmetine alternatif olabilecek geçici bir hükûmetten bahsedilmiştir.

Madde: Kuvayımillîye’yi tek kuvvet tanımak ve millî iradeyi hâkim kılmak temel prensiptir.

Yorum; Silahtı mücadelelerde Kuvayımilliye güçlerinin etkinliği artırılmaya çalışılmıştır. Millî iradeyi hâkim kılmak cümlesi ile yine ulusal egemenlikten söz edilmiştir.

Madde: Hristiyan azınlıklara siyasi hakimiyet ve sosyal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez.

Yorum: Osmanlı Devleti’nde neredeyse bir gelenek hâline dönüşen azınlıklara ayrıcalık tanıma politikalarından vazgeçileceği ve bu yönde dış baskıların kabullenilmeyeceği ifade edilmiştir.

Madde: Mebuslar Meclisinin toplanması ve hükûmet işlerinin denetim altına alınması için çalışılacaktır.

Yorum: Ulusal iradeye önem verildiği bir kez daha belirtilmiştir.

Yorum: Meclisin toplanarak İstanbul Hükûmeti faaliyetlerinin halk adına denetlenmesinin gerekli olduğu belirtilmiştir.

Yorum : Erzurum Kongresi’ne katılanlar yukarıdaki kararları onayladıktan sonra , alınan kararların yürütülebilmesi için 9 kişilik Temsilciler kurulu oluşturuldu.Başkanı da Mustafa Kemal olmuştur.

Erzurum Kongresi’nin Önemi

  • Kongrede ülke bütünlüğünü ilgilendiren kararların alınması, kongreyi bölgesel olmaktan çıkarmış, kongrenin gelecekteki gelişmeler üzerinde etkili olması sağlanmıştır.
  • Direniş cemiyetlerinin birleştirilmesi yönünde ilk adım atılmıştır.
DİKKAT !!!

Erzurum Kongresi’nde;

  • İlk kez millî sınırlardan (Misakımilli bahsedilmiştir.
  • İlk kez manda ve himaye reddedilmiştir.
  • İlk kez Mebuslar Meclisinin açılmasının gerekliliği belirtilmiştir.
  • İlk kez azınlıklara ayrıcalık verilmeyeceği ifade edilmiştir.
  • İlk kez geçici bir hükümetin kurulmasının gerekliliği ortaya konulmuştur.

Balıkesir Kongresi (26-31 Temmuz 1919)

-İzmir’in Yunanlılar tarafından işgali sonucunda oluşturulan Balıkesir Kongresi Redd-i İlhak Cemiyeti’nin çabaları, çevre il ve ilçelerden temsilcilerin katılımı ile toplanmıştır.

-Kongrenin amacı vatanın kurtuluşudur ve hiçbir siyasi fırka ile ilgisi yoktur.

DİKKAT !!! Balıkesir ve Alaşehir kongreleri, toplanış ve aldıkları kararlar bakımından bölgeseldir.İki kongrede de padişahlık ve halifelik makamlarına bağlılık bildirilmiştir.

Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919)

  • Sivas Kongresi’nin toplanması kararı Amasya Genelgesi’nde alınmıştı. Genelgede her ilden üç temsilci seçilerek Sivas’ta toplanacak kongreye gelmesi istenmişti. Bu amaç doğrultusunda yurdun her bölgesinde çalışmalar hızlandırılmış ve kongre hazırlıkları başlatılmıştı.
  • Ancak bu hazırlık işlemlerinde aşağıdaki bazı engellerle karşılaşılmıştır:
  • Bazı kişiler, kongrenin toplanması durumunda itilaf Devletleri’nin Osmanlı Devleti’ne daha olumsuz davranacağını ileri sürüyorlardı.
  • Yurtsever kişilerden bazıları korku ve endişe içerisinde oldukları gibi kongrenin hiçbir işe yaramayacağını düşünüyorlardı.
  •  Sivas Kongresi’nin de bazı bölgesel kongreler gibi olacağını düşünenler vardı.
  • Kongreye katılmak isteyenler de İstanbul Hükûmeti’nin engellemeleri ile karşılaşıyorlardı. Bu yönde de bazı girişimler vardır. Örneğin; Sivas’a giden yollar kapatılmış, kongrenin yasak olduğu ve katılanların tutuklanacağı bildirilmiş, Sivas’ın işgal edileceği duyurulmuş ve Elâzığ (Harput) Valisi Ali Galip kongreyi basmakla görevlendirilmişti. Ayrıca Dahiliye Nazırının görevlendirdiği Ankara Valisi Muhittin Paşa da Sivas Kongresini engellemeye çalışmıştır.

Sivas Kongresi’nin Toplanma Amacı

  • Amasya Genelgesi’nde belirlenen kararları uygulamaya koymak, tüm yurttan gelen halk temsilcileri ile kararları onaylayarak, Kurtuluş Mücadelesi’ni halka mal etmektir.

Sivas Kongresi’nin Toplanma Şekli

Ulusaldır. Çünkü sadece bir bölge değil, yurdun birçok bölgesinden gelen temsilciler ile toplanmıştır.

Sivas Kongresi’nin Aldığı Kararlar

Ulusaldır. Çünkü ülkenin tamamını ilgilendiren kararlar alınmıştır.

Sivas Kongresi’nin Başında Çıkan İki Sorun

Başkanlık Sorunu

İlk gün kongre başkanlığına Mustafa Kemal’in seçilmesini istemeyen bir grubun çıkardığı sorundur. Bu kişilerin başında da Rauf Orbay vardı. Bu bunalım Mustafa Kemal’in başkan seçilmesi ile atlatılmıştır.

Mande ve Himeye Sorunu

Manda yönetimi, bir devletin başka bir devleti yönetmesi anlamına geliyordu. Kongreye katılan bazı delegeler kurtuluş için manda kabul etmekten başka çare olmadığını ileri sürüyorlardı. Ulusal bağımsızlığa aykırı bu tür arayışlar tartışmalara neden oldu. Aslında manda ve himaye Erzurum Kongresi’nde reddedilmişti. Sivas Kongresi’nde de bu konu bir daha gündeme gelmemek üzere reddedildi. Bu sorun kongre sırasında en çok tartışılan konu oldu.

Bu iki sorunun çözümü ile kongrede görüşmeler başladı. Alınan kararlar şunlardır:

Madde

Millî sınırlar içerisinde vatan bir bütündür. Birbirinden ayrılamaz.

Yorum: Erzurum Kongresi’nde alınan bu karar yurt temsilcileri ile yeniden onaylanmıştır.

Madde

Osmanlı topraklarının bütünlüğünün sağlanması için milli güçlerin etkinliği ve milli egemenliğin üstün kılınması şarttır.

Yorum: Amasya Genelgesi ve Erzurum Kongresi’nde olduğu gibi yine ulusal egemenlikten bahsedilmiştir.

Madde

Hristiyan halkın her türlü güvenliği sağlandığından bunlara ayrıcalık tanınamaz.

Yorum: Erzurum Kongresi’nde belirtildiği gibi mücadelenin şartsız olarak gerçekleştirileceği belirtilmiş, dış baskılara boyun eğilmeyeceği ifade edilmiştir.

Madde

Manda ve himaye kabul edilemez.

Yorum: Erzurum Kongresi’nden sonra mandacılık fikirleri bir kez daha reddedilmiştir. Mandacılık Sivas Kongresi’nden sonra bir daha gündeme gelmemiştir.

Madde

Milletin geleceğine karar verebilmesi, İstanbul’daki hükûmetin denetlenebilmesi için, Mebuslar Meclisinin derhâl toplanması gerekir,

Yorum: Halk adına kararların meclis tarafından alınması gerektiği belirtilmiştir.

Sivas Kongresi’nin Sonuçları

  • Kongre, toplanma şekli ve aldığı kararlar bakımından ulusaldır.
  • Ülkenin her bölgesinden seçilmiş delegelerin katılımı ile bir meclis gibi çalışılmıştır. Ulusal Mücadele için alınan kararların bütün yurt için geçerli olması sağlanmıştır,
  • Bütün cemiyetler tek bir çatı altında toplanarak bölgesel direnişler Ulusal Mücadele’ye dönüştürülmüş ve bir otorite oluşturulmuştur.
  • İstanbul Hükümeti ve İtilaf Devletleri’nin tüm engellemelerine rağmen Sivas Kongresi toplandı ve kararlarını aldı.
  • Temsilciler Kurulunun girişimi üzerine Damat Ferit Paşa hükümeti istifa etmiştir.Bu istifa Temsilciler Kurulunun ilk siyasi başarısıdır.

DİKKAT !!!

-Sivas Kongresin’de Temsilciler Kurulun’nun tüm yurdu temsil etmesi kararı alınmıştır.

-Tüm yurttaki cemiyetler birleştirildi ve Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kuruldu.

-Kongre sonrası İrade-i Milliye adıyla bir gazete çıkarıldı.

NOT : Temsilciler Kurulu Sivas Kongresi’nden sonra Ali Fuat Paşa’yı Batı Cephesine Kuvayımilliyecilerin başına komutan olarak tayin ederek ilk kez yürütme yetkisini kullandı.

DİKKAT !!! Milli Mücadele Dönemi’nde Mustafa Kemal Erzurum ve Sivas Kongreleri haricinde Afyon ve Pozantı Kongrelerine de katılmıştır. 

Amasya Görüşmeleri ve Protokolü (20-22 Ekim 1919)

  • Yeni kurulan Ali Rıza Paşa başkanlığındaki İstanbul Hükûmeti, Anadolu hareketine karşı daha ılımlı idi. İki taraf arasında yeniden diyalog kurulması için de çaba gösteriyorlardı. Mustafa Kemal de Temsilciler Kurulu adına, hükûmetten, ulusal direnişe karşı Olan sivil asker yöneticilerin görevden alınmalarını ordu örgütünün yeni baştan ulusal amaca uygun düzenlenmesini istemiştir.
  • Sonuçta İstanbul Hükûmeti, Mustafa Kemal ile yüz yüze görüşmenin gerekli olduğuna karar verdi. Bu amaçla Bahriye Nazırı Salih Paşa’yı Amasya’ya gönderdi. Mustafa Kemal de iki gün sonra Sivas’tan Amasya’ya geçti. Görüşmede;
  • Temsilciler Kurulunu temsilen Mustafa Kemal, Rauf Orbay ve Bekir Sami Bey katılmıştır.
  • İstanbul Hükümetini temsilen Salih Paşa katılmıştır

Madde: İtilaf Devletleri ile yapılacak barış görüşmelerine Temsilciler Kurulunun da belirleyeceği kişilerinde katılabilmesi gereklidir. İtilaf Devletleri ile yapılacak bir barış antlaşmasında sınırlar bir bütünlük dahilinde çizilmeli, Türkler yabancı devletlerin boyunduruğunda bırakılmamalıdır.

Madde: Müslüman olmayan unsurlara (azınlıklara) siyasi ve sosyal dengemizi bozacak ayrıcalıklar tanınmamalıdır.

Madde: Mebusan Meclisinin güvenlikte olmayan İstanbul’da toplanması uygun değildir.

Madde: Mebusan Meclisinin oluşturulması için yapılacak seçimler serbest ve müdahalesiz yapılmalıdır.

Madde : Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti İstanbul Hükümetince tanınmalıdır.

Madde : Mebusan Meclisi tarafından kabul edilmek koşulu ile Sivas Kongresi kararları İstanbul Hükümeti tarafından  benimsenmelidir.

Amasya Görüşmelerinin Önemi

  • İstanbul Hükûmeti Temsilciler Kurulu’nu ilk kez resmen tanımış oldu.
  • Anadolu’daki Ulusal Mücadele hareketi güç ve prestij kazandı.
  • Salih Paşa iki taraf arasındaki protokolü hükümete sunsa da hükümete bu hükümlerin çoğunu kabul ettirememiş, sadece Mebusan Meclisinin açılması ve seçimlerin yapılması hükmünü kabul ettirmiştir.

14.Temsil Heyeti’nin Ankara’ya Gelişi

  • Mebusan Meclisi’nin İstanbul’da açılması kararlaştırılınca Temsilciler Kurulu da seçim çalışmalarına başladı.
  • Yapılan seçimlerde Müdafaa-i Hukukçular büyük üstünlük sağladılar.
  • Mustafa Kemal’de Erzurum milletvekili seçilmiştir.
  • Temsilciler Kurulunun Ankara’ya geliş nedenleri;
  • İşgale uğramamış ve güvenlikte olan bir yerdi.
  • Ulaşım ve haberleşme olanakları iyi durumda idi.
  • Batı Cephesi’ne yakın bir bölge idi.
  • İstanbul’daki Mebusan Meclisinin çalışmaları buradan daha rahat takip edilebilirdi.
  • Mustafa Kemal İstanbul’a gidecek milletvekillerinden bazı isteklerden bulunmuştur.Bunlar:
  • Meclis bir amaç etrafında toplanarak Kuvayımilliye ruhunu sürdürmek için Müdafaa-i Hukuk Grubu adı ile bir grup kurulmalıdır.
  • Meclise katılamasa da mümkün olduğu takdirde Mustafa Kemal meclis başkanı seçilmelidir.
  • Ulusun bağımsızlığı ile ilgili Misak-ı Milli kararları alınmalıdır.

15. Son Osmanlı Mebusan Meclisi ve Misakımillî Kararları (12 Ocak 1920)

  • Padişahın beyannamesinin okunması ile meclis açıldı. Bu arada İtilaf Devletleri ülkede seçimlerin yapılmasına, meclisin açılmasına karşı çıkmamışlardı. Çünkü açılan meclisin kendi aleyhlerinde karar alamayacaklarını düşünüyorlar, hazırlayacakları barış anlaşmasını da meclise kabul ettirmeyi planlıyorlardı.
  • İstanbul’da meclis açıldı ancak Mustafa Kemal’in görev verdiği milletvekilleri, onu meclis başkanı seçtiremediler, ayrıca mecliste Müdafaa-i Hukuk Grubu da kurulamadı. (Bu gelişmelere Mustafa Kemal tepki göstermiştir.) Mustafa Kemal yerine Reşat Hikmet Bey meclis başkanı olarak seçildi. Ancak Reşat Hikmet Bey’in kısa bir süre sonra ölümü nedeniyle Meclis Başkanlığına Celalettin Arif Bey seçildi.
  • Sayıları daha az olan bazı milletvekilleri Felah-t Vatan Grubunu kurdular. Bu grup daha önceden hazırlanmış, Misakımillî kararları üzerinde bir toplantı yaptı ve Meclis 28 Ocak 1920’de gizli bir görüşmede bu metni kabul etti. Meclis 17 Şubat 1920’de bu kararlarını tüm dünyaya açıkladı.

16. Misakımillî Kararları (Millî Ant) (28 Ocak 1920)

Madde: Mondros Ateşkes Antlaşması’nın (30 Ekim 1918) imzalandığı tarihte işgal altında bulunan çoğunluğu Arap olan Osmanlı topraklarının geleceğini o bölgede yaşayan insanların serbestçe beyan edecekleri oylarla belirlenmelidir.

Madde: Mondros Ateşkesi’nin imzalandığı tarihte, işgal edilmemiş olan ve Türk-MüsIüman halkın çoğunlukta olduğu bölgeler hiçbir surette ayrılamaz bir bütündür.

Madde: Kars, Ardahan ve Batı Trakya’nın durumu, orada yaşayan halkın serbestçe beyan edecekleri oylarla tespit edilecektir.

Madde: İstanbul ve Marmara Denizi’nin güvenliği sağlandıktan sonra Boğazlar dünya ticaretine açılacaktır.

Madde: Azınlıkların hukuku, komşu ülkelerdeki Müslüman ahalinin de aynı hukuktan faydalanmaları şartı ile Türkiye Hükûmeti tarafından temin edilecektir.

Madde: Millî ve ekonomik gelişmemize engel olacak siyasi, mali, adli sınırlamalar kabul edilmeyecek, borçların ödenmesi şartları da bu esaslara aykırı olmayacaktır.

Misakımillî Kararlarının Önemi

  • Bu kararlar bir anlamda Erzurum ve Sivas kongrelerinde alınan kararların bir açılımıdır.
  • Millî sınırların ne anlama geldiği belirtilmiş ve bir yurt sınırı belirlenmiştir.
  • Misakımillî, Ulusal Mücadele’nin programı olmuş ve bağımsızlık yolunda yapılacak tüm girişimler bu esaslara göre yapılmaya çalışılmıştır.
  • Osmanlı Mebusan Meclisi, millî sınırlar içerisinde tam bağımsız yeni bir Türk Devleti’nin esaslarını kapsayan Misakımilli’yi kabul etmekle büyük bir görevi yerine getirmiş oldu.

17. İstanbul’un İşgali ve Mebusan Meclisi’nin Dağıtılması (16 Mart 1920)

  • İtilaf Devletleri Meclisin kabul ettiği Misakımilli kararlarını hoş karşılamadılar. İstanbul Hükûmetine ve Mebusan Meclisine baskı yaparak kararların iptal edilmesini istediler.
  • Bu arada Akbaş Cephaneliği’nin basılarak büyük miktarda silah ve cephanenin Anadolu’ya nakledilmesi, İtilaf Devletleri’nin İstanbul Hükûmeti üzerindeki baskılarının daha da artmasına neden oldu. Baskılara dayanamayan Ali Rıza Paşa Hükümeti istifa etti.
  • Yeni hükümeti Salih Paşa kurmuştur. İtilaf Devletleri’ne bağlı birlikler bu arada birkaç baskın sonrasında 16 Mart 1920’de İstanbul’u resmen işgal ettiler. Bazı aydınları da tutuklamaya başladılar. (İstanbul’un işgalini Manastırlı Hamdi Bey, Mustafa Kemal’e bildirmiştir.)
  • Bu tür girişimlerle meclisi sindiremeyeceğini anlayan itilaf güçleri 18 Mart 1920 tarihinde de meclisi de işgal ettiler ve çok sayıda milletvekilini de tutukladılar. Meclis de silah zoru ile kapatıldı.
  • İstanbul’u işgal ederek meclisi kapatan İtilaf Devlefleri, halkın kendilerine olan tepkisini azaltmak için de bir bildiri yayımladılar.

Bildiri şöyledir:

  • Yapılan işgaller geçicidir. Herkes saltanat makamının emirlerine uymalıdır.
  • İtilaf Devletleri’nin amacı saltanat makamının emirlerinin daha etkili hâle gelmesini sağlamaktır.
  • Anadolu’da bir isyan çıkarsa İstanbul Türklerden tamamen alınacaktır.
  • Mebuslar Meclisinin kapatılması ve sonrası baskılara dayanamayan İstanbul’daki Salih Paşa Hükümeti de istifa etti. Yerine Damat Ferit Paşa, yeniden hükümetin başına getirildi (Sivas Kongresi’nden sonra istifa etmişti.).
  • Kuvayımillîye, Temsilciler Kurulu ve meclisin çalışmalarından rahatsız olan padişah, 11 Nisan 1920’de Meclisi süresiz dağıttı. Bundan sonra bir daha Osmanlı Devleti adına bir meclis açılmayacaktır.
  • İstanbul’un işgali ve Mebusan Meclisi’nin dağıtılması üzerine Temsil Heyeti başkanı sıfatı ile Mustafa Kemal, ABD, İngiltere, Fransa ve İtalya parlamentolarına protesto telgrafları göndermiş ve yayınladığı genelgelerle Ankara’da olağanüstü yetkilere sahip bir meclisin açılacağını,
  • Bu meclisin açılması için derhal seçimlerin yapılmasını
  • İstanbul’dan kaçabilen milletvekillerinin Ankara’daki meclise katılabileceklerini
  • Geyve ve Ulukışla demir yollarının tahrip edilmesini
  • Anadolu’daki itilafçı subayların tutuklanmasını istemiştir.

MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİ BASIN-YAYIN

Milli Mücadele Yanlısı Yayınlar

Minber: Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkmadan önce İstanbul’da Fethi Okyar ile birlikte çıkardığı gazete

İrade-i Milliye: Sivas Kongresi’nden sonra çıkarı’an Mustafa Kemal’in “şahsi gazetem” dediği gazete

Hakimiyet-i Milliye; Ankara’da TBMM’nin yarı resmi yayın organı gibi faaliyet gösteren gazetedir. Hakimiyet-i Milliye gazetesi 1934’ten sonra “Ulus” gazetesi olarak yayınlanmıştır.

Ceride-i Resmiye: Resmi Gazete

Açıksöz: Kastamonu’da çıkarılan ve istiklal Marşımızı ilk yayınlayan gazete

Anadolu Ajansı; Mustafa Kemal’in isteği ile Ankara’da Halide Edip ve Yunus Nadi tarafından kurulan haber ajansı.

İleri: Mustafa Kemal’in yazılanm isimsiz yayınlayan gazete

Sebilürreşad: Mehmet Akif Ersoy”un başyazarı olduğu dergi

Dergah: Yahya Kemal, Yakup Kadri, Nurullah Ataç gibi yazarları bir araya getiren dergi

Küçük Mecmua: Ziya Gökalp’in Diyarbakır’da çıkardığı dergi

Hukuk-u Beşer: Hasan Tahsin’in başyazarı oldüğü gazete

Hadisat, Albayrak, Le Pays: Doğu Anadolu Müdafaayı hukuk Cemiyetinin çıkardığı gazete

Yeni Gün: Yunus Nadi tarafından Ankara’da çıkartılan ilk günlük gazete

Milli Mücadele Karşıtı Yayınlar

  • Peyamı Sabah
  • Alemdar
  • Türkçe İstanbul
  • Aydede
  • Ümit
  • Zafer
  • Tan
  • İrşad
  • Şarkın sesi
  • Zincirbend
  • Yeni Dünya
  • Ferda
  • Köylü

Kurtuluş Savaşımızı Anlatan Bazı Eserler

Halide Edip Adıvar : Ateşten Gömlek, Türkün Ateşle İmtihanı, Vurun Kahpeye

Yakup Kadri Karaosmanoğlu : Yaban, Sodom ve Gomore, Düşmanın Yaktığı Köyler Ahalisine

Samim Kocagöz: Kalpaklılar, Doludizgin

Tarık Buğra: Küçük Ağa

Karabekir: İstiklal Harbimiz

Ali Fuat Cebesoy: Milli Mücadele Hatıraları

Kemal Tahir: Yorgun Savaşçı, Esir Şehrin İnsanları

Falih Rıfkı Atay: Çankaya

Celal Bayar: Ben de yazdım

Kemal Arıburnu: Atatürk’ten Anılar

Reşat Nuri Güntekin: Yeşil Gece

Fazıl Hüsnü Dağlarca: Mustafa Kemalin Kağnısı (Şiir)

Aka Gündüz: Dikmen Yıldızı

Turgut Özakman: Şu Çılgın Türkler

Kemalettin Kamu: Dumlupınar Önünde (Şiir)

Cahit Külebi: Atatürk Kurtuluş Savaşı’nda

TARİH TÜM KONU ANLATIMI İÇİN TIKLAYINIZ.

TARİH TÜM TESTLER İÇİN TIKLAYINIZ.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir